hastalıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hastalıklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Nisan 2015 Cuma

SOLUNUM TİPLERİ RESİM İÇİN TIKLAYIN

SOLUNUM ACİLLERİ - OKSİJEN TEDAVİSİ



Acil bakımın en önemli bileşenlerinden biri olan oksijen tedavisi için gerekli malzemeler: ambulansta orta büyüklükte  ve çantada küçük oksijen tüpü; oksijen tüpüne takılacak basınç ayarlayıcı (regülatör) ve akım düzenleyici (flowmeter); akım düzenleyici ile maske arasında bağlantıyı sağlayacak bağlantı tüpü; nazal kanül, basit maske, geri dönüşsüz torbalı maske(rezervuarlı nonrebreathing mask) veya  ambu bag valve mask(balon maske).
Acil bakım verilirken hastanın yaşam bulguları ve genel durumu ile uyumlu oksijen verilmelidir. Yaşam bulguları normal sınırlarda, ancak ağrı ve anksiyetesi olan hastalarda, psikolojik rahatlama sağlamak amacıyla düşük yoğunlukta (konsantrasyonda; dakikada 2-6 litre) oksijen verilebilir.
Yaşam bulguları normal sınırların altında veya üstünde ise, ancak hayati tehlike oluşturacak boyutta değilse (örneğin : solunum dakikada 20-30 arasındaysa) orta yoğunlukta (% 50-70 oranında) oksijen verilebilir. Yaşam bulguları hayati tehlike oluşturacak boyuta geldiğinde yüksek yoğunlukta (% 70-90 oranında) oksijen verilmelidir. Solunum ve kalp durmasında verilecek oksijen oranı % 99 dur ( hangi maske ile hangi yoğunlukta oksijen verilebileceği ekteki listede görülmektedir).     
Oksijen verilirken dikkat  edilecek noktalar:
  1. Oksijen verilirken dikkat edilmesi gereken kurallar için bakınız : acil bakım-oksijen tedavisi bölümü.
  2. Basit maske ile dakikada  6 litreden düşük oksijen verilmesi sakınca yaratacağından 6 litreden düşük yoğunluktaki oksijen kullanımı için nazal kanül tercih edilmelidir.
  3. Yüksek yoğunlukta oksijen verilmek istendiğinde mutlaka oksijen torbası(rezervuar) takılmalı ve hastaya verilmeden önce torbanın üçte biri boş kalacak şekilde torba oksijen ile doldurulmalıdır.
  4. KOAH(kronik obstrüktif akciğer hastalığı) vb durumlarda tercihen venturi maske ile hastanın genel durumuna uygun ancak düşük yoğunlukta oksijen verilmelidir (bakınız: Paramedik kitabı , oksijen tedavisi bölümü).
Yan Etkileri: Oksijen tedavisinin tıbbi olan ve olmayan yan etkileri için bakınız : Paramedik kitabı Oksijen Tedavisi bölümü.
Çağrı öncesi portable(taşınabilir) oksijen tüpünün basınç ayarlama vanası açılarak tüp basıncının yeterli olup olmadığının kontrol edilmeli, eğer ibre kırmızı uyarı işaretine yakınsa tüp dolusu ile değiştirilmelidir.
Ambulansın  içindeki yerleşik(merkezi sisteme bağlı) orta büyüklükteki tüpün basıncı kontrol edilmeli ve gerekiyorsa yenisi ile değiştirilmelidir.
Hastaya gidildiğinde , oksijen verilirken: Hastaya oksijen verilecek kanül veya maskenin ucu, bağlantı tüpü aracılığıyla oksijen tüpü üzerindeki oksijen çıkış yerine bağlanmalıdır
Nazal kanül ile verilecekse;
  1. Nazal kanülün uçları,  hastanın burun deliklerine iyice yerleştirilmeli,
  2. Kanülün uzantıları her iki kulağın arkasından geçirilerek boyunda ve çenenin altında basınç yapmayacak şekilde sıkıştırılmadır (bakınız şekil).
Yüz maskesi ile verilecekse;
  1. Yüz maskesinin (çeşitli boyutları varsa) hastaya uygun olanı seçilmeli,
  2. Sivri kısmı hastanın burun kemiğinin üzerine yerleştirilmeli, yuvarlak olan alt kısmı hastanın alt çenesine yerleştirilmeli,
  3. Kanülün veya maskenin oksijen tüpü ile bağlantısının yapılmalı, akım düzenleyicisi açılmalı ve verilecek miktar ayarlanmalıdır
Hasta ambulansa alındığında;
Hastanın oksijen bağlantısı taşınabilir tüpten, merkezi sisteme bağlanmalıdır.  Merkezi  sistemin akım ayarlayıcısı istenen miktara kadar açılmalı ve taşınabilir tüp kapatılmalıdır.


Kaynak

SOLUNUM ACİLLERİ 2- TRAVMALARA BAĞLI NEDENLER

2- TRAVMALARA BAĞLI NEDENLER
 TİPİEMBOLİNİN SEBEBİOLUŞUMU
YAĞ EMBOLİSİ
  • Uzun kemik kırıkları
Yağ parçacıkları, sistemik dolaşıma karışarak pulmoner damarları tıkar. Pulmoner kanamaya neden olur ve diğer organlara kan akışını engeller  
HAVA  EMBOLİSİ
  • Pnömoperitoneum (karın içine hava dolması)
  • Damar yolundan (IV) yanlışlıkla hava verilmesi
Belirgin bir miktarda ( 5-15 ml / kg ) havanın dolaşıma katılarak, sağ kalbe veya pulmoner damarlara yerleşerek kan akımını engeller  
AMNİYOTİK  SIVI  EMBOLİSİ
  • Doğum
Doğum esnasında amniyotik sıvı, maternal dolaşıma geçerse içindeki katı parçalar ( lanüga, mekonyum, vb ) pulmoner damarlara yerleşerek tıkanmaya neden olabilirler  
TROMBOEMBOLİ
  • Şişmanlık
  • Geçirilmiş karın   ameliyatı
  • Sigara içme alışkanlığı
  • Östrojenli bileşikler (doğum kontrol hapı)
  • Uzun süreli yatak istirahati
  • Alt ekstremitelerdeki venöz hastalıklar
  • Konjestif kalp yetmezliği
  • Koagülasyon problemleri
Kan pıhtısının pulmoner damarlara yerleşerek tıkaması ile oluşur
 Asıl şikayetler:
  • Dispne
  • Öksürme
  • Hemoptizi
  • Plöratik göğüs ağrısı (nefes alıp verirken oluşan ağrı)
 Fiziksel bulgular:
Sık  Rastlananlar:
  • Taşipne
  • Taşikardi
  • Ateş
Nadiren  Rastlananlar:
  • Raller
  • Anormal kalp sesleri
  • Sistolik kardiyak murmurlar
  • Kardiyak aritmiler
PULMONER EMBOLI’ DE  ACIL BAKIM :

  • Vital bulguların sık takibi, özellikle hipotansiyon ve yetersiz solunum yönünden.
  • Oksijen tedavisi: basit maske ile 6-8 litre/dakika veya nazal kanülle 2-4 litre/dakika (gereksinime göre artırılabilir) 
  • Damaryolu açılır, % 5 Dekstroz DAKŞ verilir. 
  • Kardiyak Monitorizasyon : Malign kardiyak aritmiler izlenir. Sinüs taşikardisi sıkça görülmektedir ve çoğu kez özel bir tedavi gerektirmez.
  • Acil transport.

SOLUK YOLU TIKANMALARI



SOLUK YOLU TIKANMALARI

SOLUK YOLUNUN TIKANMA NEDENLERI :

Bir AABT, soluk yolu tıkanmalarını hemen tanıyarak müdahale etmelidir. Birçok etken hastanın soluk yolunu tamamen veya kısmen tıkayabilir. Daha öncede bahsedilen bu etkenler:


Dil
Epiglot
Yabancı cisimler
Doku hasarı


Hastalıklar : Soluk yolu enfeksiyonları, alerjik reaksiyonlar ve astım gibi kronik hastalıklar ödeme veya bronşlarda spazma neden olarak solunum yolunu tıkayabilirler.

Alt soluk yolundaki tıkanmalarda AABT’ nin yapabilecekleri sınırlı iken, üst soluk yolu tıkanmalarına neden olan dil veya yabancı cisimler AABT’ nin uygulayacağı birkaç basit manevra ile soluk yolundan uzaklaştırılabilir ve soluk yolu açılabilir.

BELIRTILERI:

- Olağan olmayan solunum sesleri:
Horlama (snoring) : muhtemelen dilin farenksi tıkaması ile oluşur.
Çağıldama (gurgling): trakeanın yabancı cisim, kan, kusmuk vb ile tıkaması sonucu duyulan sestir.
Ötme (crowing, stridor) : larenks spazmı sonucu duyulan sestir.
Islık (wheezing): büyük bir sorun olmadığını düşündüren bu ses hafife alınmamalıdır, aksi halde soluk yolunda ciddi bir ödem veya spazm olarak karşınıza çıkabilir.

- Derinin rengi : Hasta soluduğu halde, deri belirgin bir şekilde mavimsi veya grimsi renk almıştır; özellikle de deri, dudaklar, dil, kulak memeleri veya tırnak dipleri. Bu renk değişikliği siyanoz olarak kaydedilmektedir.

- Solunumda değişiklikler: Hastanın solunumu normalden çok güç solunuma kadar değişiklik gösterebilir.

Soluk yolu tıkanmaları hafif veya tam tıkanma şeklinde oluşur, ikisinin de kendine özgü bulguları vardır ve acil bakım farklılık gösterir. O nedenle ayırt edilmesi önemlidir.



TIKLAYIN: Erişkinde yabancı cisim tıkanması, çocukta ve bebekte yabancı cisim tıkanması iş akış şemaları.


SOLUNUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ




SOLUNUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ


Solunumun değerlendirilmesi ilk muayene ile başlar. Amaç, ilk anda hastanın yaşamını tehdit eden bir sorun varsa, sorunu saptayarak ortadan kaldırmak ve soluk yolunun devamlılığını sağlamaktır. İlk muayeneyi pratik açıdan uygunsa baştan ayağa (ikinci ) muayene takip etmelidir.


İLK DEĞERLENDİRME
İlk muayenede amaç, hastanın yaşamsal fonksiyonlarını tehdit eden bir unsur varsa onu saptamaktır. Öncelikle bak - dinle - hisset yöntemiyle solunum değerlendirilir. Kişinin solunumu horlama veya hırıltı şeklindeyse, muhtemelen soluk yolunda sorun vardır. İkinci olarak solunumun yeterli olup olmadığı değerlendirilir. Hasta bilinçli ise ve zorlanmadan konuşabiliyorsa, hastanın soluk yolu açık ve solunumu yeterli demektir.

Bilinç düzeyi değişken hastalarda ileri değerlendirme yapılmalıdır. Hastanın göğüs hareketleri değerlendirilmelidir. Normalde kişinin göğsü her nefes alışta yükselir, her nefes verişte alçalır. Erişkin kişinin solunum sayısı genelde dakikada 12 ila 20 arasındadır. Düzenli aralıklarla ve kendiliğinden gerçekleşir (spontan ). Düzensiz solunum, ciddi bir sorun olduğunu düşündürür ve oksijen desteği gerektirir. Göğüs bölgesi asimetrik hareketler açısından izlenmelidir. Göğsün bir tarafı yükselirken diğer tarafı yükselmiyorsa buna paradoksal solunum denir ve yelken göğsü düşündürür.

Hastanın solunumu yoksa yada soluk yolunda bir sorunu olduğunu düşünüyorsanız, yaralanma durumuna uygun olarak başa pozisyon verilen manevralardan birini kullanarak soluk yolunu açın. Soluk yolunun açıklığı sağlandıktan sonra solunumu değerlendirin. Solunum yeterliyse, oksijen verildikten sonra dolaşım değerlendirilir. Solunum yetersizse veya yoksa, suni solunuma başlanır. Hastanın solunumunu desteklemek üzere bag valv mask (balon maske ), demand valv resüsitatör; nazofarengeal airway, orofarengeal airway, endotrakeal tüp gibi araç gereçler kullanılmışsa, göğüs hareketleri izlenir. Amaç, işlem doğru yapılıyor mu, malzeme doğru yerleştirilmiş mi onu saptamaktır. Solunumun değerlendirilmesi, soluk yolunun açıklığının sağlanması, solunumun desteklenmesi ve kullanılan araç gereçler daha sonra anlatılacaktır.



İKİNCİ DEĞERLENDİRME


İlk muayenede amaç, yaşam bulgularını hemen değerlendirerek, varsa yaşamı tehdit eden unsurun ortadan kaldırılmasıdır. İkinci muayene daha ayrıntılıdır.

Öykü Alma: Öncelikle var olan sorunla ilgili kısa bir öykü almaya çalışın. Henüz yenilmiş veya içilmiş bir şeyin ardından mı gerçekleşmiş? Yaralanma olmuş mu? Bu sorulara alınan yanıtlar, soruna yol açan nedeni bulmaya yarayabilir. Sorun aniden mi yoksa artarak mı ortaya çıkmış ? Alerji veya anaflaksi öyküsü var mı ? Yaralanma söz konusu ise nasıl olmuş ? Bu sorulara alınan yanıtlar sorunun tedavisini etkileyebilir. Örneğin, boyundaki künt bir yaralanma, larengeal yaralanmaya dolayısıyla solunum sıkıntısına neden olabilir.

Baştan Ayağa Muayene: Öykü aldıktan sonra, dikkatinizi fiziksel muayeneye vermelisiniz. Solunumun yeterliliğini değerlendirirken deriye de göz atın. Çünkü deri rengi, hastanın oksijenlenme durumu hakkında oldukça önemli bilgiler verecektir. Solunumun bozulduğu erken dönemde, oksijen eksikliği sempatik sinir sistemini uyarır. Daha sonra deri rengi soluk bir hal alır ve terleme görülür. Siyanoz, solunum yetmezliğinin diğer bir bulgusudur. Hemoglobine oksijen bağlandığında kanın rengi parlak kırmızı olurken, oksijensiz hemoglobin kana koyu renk verdiğinden derinin rengi koyulaşarak, özellikle mukozalar morumsu bir renk alır, buna siyanoz denir. Ancak, dokuda şiddetli hipoksi olmadıkça bu güvenilir bir bulgu değildir. Siyanoz genellikle dudaklar, tırnaklar ve deride görülür. Kırmızı deri döküntüsü, özellikle arı sokmasında olduğu gibi, alerjiyi gösterirken, derinin kiraz kırmızısı renge dönüşmesi karbon monoksit zehirlenmesinin son döneminin göstergesi olabilir.

Solunum sayısının doğru belirlenmesi önemlidir. Solunum sayısındaki artma yada azalma solunum yetmezliğinin en erken bulguları olabilir.

Solunum yetmezliğinin bir başka belirtisi ise, yardımcı solunum kaslarının kullanılmasıdır. İnterkostal veya suprasternal çekilmelerin olması yada karın kaslarının kullanılması, yardımcı solunum kaslarının solunuma katıldığını gösterir. Bebek ve çocuklarda, burun kanatlarının solunuma katılması ve hırıltılı solunum, yetmezlik belirtisidir. Çomak parmak, özellikle uzun süreli kalp yetmezliği ve/veya solunum yetmezliği olan hastalarda görülür.

Solunumun değerlendirilmesindeki diğer aşamalar inspeksiyon ve oskültasyondur. Önce ağız ve burundaki hava hareketi dinlenir. Daha sonra göğüs steteskopla dinlenir. Hastane öncesi oskültasyonda steteskop sağ ve sol apekse (klavikulaların hemen altına), sağ ve sol orta kısma (sekizinci veya dokuzuncu interkostal aralığa, klavikula orta hattına), sağ ve sol aksilla orta hattına (dördüncü veya beşinci interkostal aralığa, göğsün yan tarafına) yerleştirilir. Sırtta da steteskop altı noktaya yerleştirilerek akciğer sesleri dinlenebilir. Hastanın durumu uygunsa, sırttan dinleme önden dinlemeye tercih edilmelidir. Çünkü sırttan dinlerken kalp sesleri ile akciğer sesleri birbirine karışmaz. Ancak hastanın soluk yolunu açık tutmak üzere hasta sırt üstü yatıyorsa önden ve yandan dinleme tercih edilir.

STETESKOP OLMADAN HASTANIN YAKININDA IKEN DUYULABILECEK SESLER:

*Horlama ( Snoring ): Üst soluk yolunun, dil ile kısmen tıkanması sonucu duyulur.

*Çağıldama ( Gurgling ): Kan, kusmuk veya diğer sekresyonların üst soluk yolunda birikmesi sonucu gargara yapar gibi duyulan sestir.

*Stridor (horoz ötüşü veya köpek havlaması şeklinde tanımlanır): Larenks ödeminde veya soluk yolunun aşırı daralmasında, soluk alırken ( inhalasyon ) duyulan kaba, yüksek sestir.



*Sessizlik : Solunum sesinin olmamasıdır. Oldukça kötü bir bulgudur, soluk yolunda veya solunumda ya da her ikisinde birden sorun olduğunu gösterir.




Kaynak

STERİLİZASYON YÖNTEMLERİ

I-ISI İLE STERİLİZASYON
    1-Kuru sıcak hava
   2-Kızıl dereceye kadar ısıtma veya yakma
   3-Alevden geçirme
   4-Nemli ısı
        A-Sıcak su
           - Kaynatma
           - Tindalizasyon
        B-Buharlı ısı
           - Basınçlı buhar
           - Basınçsız buhar
II-SÜZME (FİLTRASYON) İLE STERİLİZASYON
III-KİMYASAL MADDELERLE STERİLİZASYON
  1- Kimyasal gazlarla sterilizasyon
  2- Kimyasal sıvılarla sterilizasyon
 IV- RADYASYON (IŞINLAMA) İLE STERİLİZASYON
        1- Ultraviyole

      2- X ve gama ışınları



2 Nisan 2015 Perşembe

Servis/Ünite Sorumlu Hemşiresi





Görev tanımı : Kurumun ve Hemşirelik Hizmetleri Müdürlüğünün belirlediği vizyon, misyon ve politikaları doğrultusunda sorumlu olduğu servis/ünitedeki hemşirelik hizmetlerinin organizasyonunu sağlayan kişidir. Anabilim Dallarının ihtiyaçları doğrultusunda Sorumlu Hemşire görevlendirilir ve Anabilim Dalı Hemşirelik Hizmetleri Sorumlusuna bağlı olarak çalışır. Ayrıca Ayaktan Tedavi Ünitelerinde hemşire gerekliliği ve sayısına göre Sorumlu Hemşire düzeyinde görevlendirme yapılır ve bunlar Hemşirelik Hizmetleri Müdürlüğüne bağlı olarak çalışır.


Eğitim : Tercihen Hemşirelikte lisans mezunu olmalıdır.


Deneyim : En az 3 yıl mesleki deneyimi olmalıdır.


Görevlendirme : Hemşirelik Hizmetleri Müdürü tarafından yapılır. Gerektiğinde Anabilim Dalı Hemşirelik Hizmetleri Sorumlusunun önerisi alınır.


Kişisel Nitelikleri :

  • Güvenli davranış biçimine sahip olma
  • Kişiler arası olumlu ilişkiler kurabilme
  • Etkin dinleme, problem çözme ve doğru yargılama gücüne sahip olma
  • Çatışmaları önleyebilme
  • Tarafsız ve önyargısız olma
  • Mesleki gelişmelere ve yeniliklere açık olma
  • Karar verme - planlama - uygulama becerisine sahip olma
  • Hasta sorunlarını saptama ve çözme yeteneğine sahip olma
  • Hasta bakımı ile ilgili kritik kararlar alabilme


Görev Yetki ve Sorumlulukları :

  1. Sorumlu olduğu bölümde servis hemşiresi ile birlikte yatan hastaların gereksinimleri doğrultusunda 24 saatlik hasta bakımının planlanması, uygulanması, denetlenmesi ve değerlendirilmesini sağlar.
  2. Hemşirelik Hizmetleri Müdürlüğü ve Hemşirelik Hizmetleri Sorumlusu tarafından düzenlenen aylık toplantılara katılır.
  3. Sorumlu olduğu hemşire ve/veya hizmetli personelden etkin yararlanmak için çalışma listelerini ve yıllık izinlerini düzenler, Hemşirelik Hizmetleri Sorumlusunun onayına sunar.
  4. Acil durumlarda çalışma listesini yeniden düzenleyerek hizmetin sürekliliğini sağlar. Listelerdeki değişiklikleri Hemşirelik Hizmetleri Sorumlusunun bilgisi dahilinde Hemşirelik Hizmetleri Müdürlüğünün onayına sunar.
  5. Hemşire ve hizmetli personele özlük hakları ile ilgili rehberlik eder.
  6. Çalıştığı servis/ünitenin sarf malzemesini temin eder.
  7. Servis dışına gönderilmesi gereken hastanın, tanı ve tetkik işlemleri için servis hemşiresi ile birlikte personel planlaması yapar.
  8. Sorumlu olduğu birimde hemşirelik hizmetleri ile diğer hizmetlerin işbirliğini sağlar. Hizmetlerin geliştirilmesine yönelik önerilerde bulunur.
  9. Bulaşıcı hastalıklarla ilgili gerekli bildiriyi hekimle işbirliği yaparak Enfeksiyon Kontrol Komitesine iletir ve hastane enfeksiyonlarının önlenmesi için Enfeksiyon Kontrol Hemşiresi ile işbirliği yapar.
  10. Hemşirelik kayıt formlarının düzenli ve doğru olarak tutulmasını sağlar/denetler.
  11. Servis hemşirelerinin yetkinlik değerlendirmelerini yapar ve Hemşirelik Hizmetleri Sorumlusuna bilgi verir.
  12. Sorumlu olduğu hemşire grubunun eğitim ihtiyaçlarını belirler, ihtiyaç doğrultusunda yıllık hizmet içi eğitim programı ile ilgili Hemşirelik Hizmetleri Sorumlusuna önerilerde bulunur.
  13. Servis/üniteye yeni başlayan hemşirelerin uyum programını yürütür.
  14. Mesleki gelişmeleri takip eder, katılır ve grubu teşvik eder.
  15. Hasta ve ailesine gereksinimleri doğrultusunda eğitim yapar yada yapılmasını sağlar.
  16. Hemşirelik Hizmetleri Müdürlüğü tarafından görevlendirildiği projeleri yürütür.
  17. Sorumlu olduğu bölümde öğrenci hemşirelere rehberlik eder.
  18. Sorumlu olduğu bölümde görevli hizmetli personelin eğitimini yapar.
  19. Servis hemşireleri ile birlikte hasta bakımını değerlendirmek üzere vizit yapar ve nöbet teslimine katılarak bakımın etkinliğini ve kalitesini değerlendirir, raporlarını düzenli tutar.
  20. Sağlık ekibi üyeleri ile birlikte hasta vizitine katılır ve katkı sağlar.
  21. Hemşirelik Hizmetleri Sorumlusu ile birlikte servis/ünitesine ait bakım göstergelerini geliştirerek bakımın kalitesini sürekli olarak değerlendirir.
  22. Hemşirelik bakımında kullanılan acil malzemelerin her zaman kullanıma hazır bulun-durulmasını sağlar, denetler. Eksiklerini temin eder.
  23. Bakım ile ilgili istatistikleri tutar ve Hemşirelik Hizmetleri Sorumlusuna iletir.
  24. Hemşirelik bakımının verilmesinde karşılaşılan sorunlara ve çözüm yollarına yönelik Hemşirelik Hizmetleri Sorumlusu ile işbirliği yapar.
  25. Hasta kabul işlemlerini yürütür, fizik ortamı ve ekip üyelerini hastaya tanıtır.
  26. Enfeksiyon ve kazalara karşı güvenlik önlemlerinin alınmasını sağlar.
  27. Enfeksiyon görünen durumlarda Enfeksiyon Kontrol Komitesinin önerileri doğrultusunda alınan tedbirleri uygular/denetler.
  28. Narkotikler ve diğer ilaçların güvenli ve kontrollü şekilde kullanılmasını sağlar ve denetler.



Scrup hemşirenin görevleri



v  Ameliyat sırasında steril alan içinde çalışır.
v  Ameliyat odasının hazırlanmasından sorumludur.
v  Ameliyathanede hasta güvenliğine yönelik gerekli önlemlerin alınmasını sağlar ve uygular.
v  Bir gün önceden ertesi günün ameliyat ve işlem tiplerini gözden geçirir. Alet ve malzeme ile ilgili hazırlık yapar.
v  Cerrahi işlem süresince ekipte yer alır.
v  Ellerini tekniğe uygun olarak fırçalar ve steril ameliyathane giysisini giyer.
v  Cerrahi ekibin steril giyinmesine yardımcı olur.
v  Steril masanın, örtülerin, tampon-kompreslerin, irrigasyon solüsyonunun hazırlanmasından sorumludur.
v  Dikiş materyallerin ve diğer alet ve cihazların hazırlanmasından sorumludur.
v  Hastanın steril örtülmesine yardım etmekten patoloji parçalarının sirküler hemşireye tesliminden sorumludur.
v  Scrap hemşire, sirküler hemşire ile birlikte ameliyat öncesi ve yara kapatılmadan önce aletleri, kompres ve iğneleri sayar.  
v  Ameliyat sonrası malzemelerin temizlenmesini, sayılmasını, listeye uygun şekilde hazırlanmasını, steril edilmesini ve kullanıma hazır bulundurulmasını sağlar.





Sirküle hemşirenin görevleri

   
                                    
v Ameliyathanedeki hastanın hemşirelik bakımından sorumludur. 
v  Ameliyat öncesi, sırası ve sonrasında cerrahi ekibin malzeme ihtiyaçlarını sağlar. 
v Ameliyat esnasında ameliyat odasının ve işlemlerin organizasyon ve yürütülmesinden sorumludur. 
v  Hemşirelik hizmetlerine ilişkin kayıtları tutar. 
v  Kritik düşünme becerileriyle ameliyathane ortamını gözlemleyip hastanın, cerrahi ekibin, çevrenin konfor ve güvenliğini sağlar. 
v  Ekibi koordine etme, temizlik, uygun sıcaklık, nem ve ışıklandırmayı sağlama, ekipmanın güvenli çalışmasını sağlama, yeterli malzeme ve materyalin sağlanmasını içerir.
v  Sirküle hemşire, steril hemşire ve diğer ekibin aseptik uygulamalarını kontrol eder.
v  Şüphe duyulan kontaminasyonlarda malzemeyi ortamda uzaklaştırır.
v  Hastayı ameliyathaneye kabul edip dosyasını kontrol eder. 
v  Ameliyat öncesi ve sonrası spanç, iğne ve alet sayımını yaparak ameliyatta sayımı yapılacak malzeme formunu doldurur. Görev değişimi esnasında sayım yapar ve teslim eder. Sayım formunun saklanması için sorumlu hemşiresine teslim eder. 
v  Kullanılacak malzemenin mekanik ve elektrikli ekipmanlarının hazırlanmasını yardım eder.
v  Hastanın ameliyat masasına alınmasına ve doğru pozisyon verilmesine yardım eder. 
v  Hastanın cilt temizliğinin yapılmasına ve üzerinin örtülmesine yardım eder. 
v  Elektrokoter, aspiratör ve diğer yardımcı cihazların bağlantılarını sağlar. 
v  Ameliyat esnasında röntgen ya da patoloji birimleriyle temas kurar. 
v  Hasta uyutulana kadar hastanın sorularını yanıtlar ve kaygılarını giderir. 
v  Hastanın ayılma odasına nakledilmesine yardımcı olur. 
v  Ayılma odasındaki hemşireye tüm bilgileri aktarır. 
v  Ameliyat sonrası çıkan kirli cerrahi aletleri yıkatır ve listeye uygun şekilde hazırlatır. 
v  Steril edilerek kullanıma hazır bulundurulmasını sağlar. 
Hastaya istenildiği şekilde pansuman, sargı uygulamalarına yardım eder.



31 Mart 2015 Salı

Çorapla Yatağa Girmeyin


Çorapla yatağa girmek zararlı mı? Uyurken çorap giymek ayak sağlımızı tehdit eder mi? İşte bu alışkanlığın zararları…

Çorap ile yatmak, çorap lastiklerinin uzun süre baskısı sonucu “periferik” dolaşımı olumsuz etkiler, yani o bölgedeki kan dolaşımını bozar. Kan dolaşımının bozulması ayakta morarmalara, derinin kurumasına ve uzun vadede tırnaklarda şekil bozukluklarına bile neden olabilir. Çorapla yatağa girmek ayrıca terlemeye ve ayakların havasız kalmasına yol açacağından ayakta mantar enfeksiyonlarına neden olabilir. Çorapla yatmanın ortaya çıkaracağı bir diğer sorun da ayakta çıkabilecek egzamalardır. Çorapta kalan deterjan artıkları uzun temas sonucu irritan dermatitlere ya da alerjik dermatitlere neden olup ayakta kaşıntı, kızarma, kepeklenme gibi şikayetler yaratabilir, ayrıca deride kurumayla birlikte kaşıntılara neden olabilir. Bu yüzden gece yatarken çorapların çıkartılmasını deri ve ayak sağlığı açısından son derece önemlidir.





Ayak sağlığı için dikkat edilmesi gerekenler

Doğru ayakkabı seçimi: Ayakkabı ortopedik ve ayağı fazla terleten malzemeden yapılmamış olmalıdır. Çok dar ayakkabılar tercih edilmemelidir.

Doğru çorap kullanımı: Ayakkabılar, ayağı terletmeyen, pamuklu çoraplarla giyilmeli, çoraplar sık değiştirilmeli, yıkandıktan sonra iyi durulanmalıdır, çorapta deterjan artıkları kalmamalıdır. Ayrıca çoraplar gece yatarken çıkarılmalıdır.

Ayak bakımı: Tırnaklar ete batmayacak şekilde düz olarak kesilmeli, hijyenik olmayan aletlerle pedikür yapılmamalı, ayaklar yıkandıktan sonra parmak araları iyice kurulanmalı ve uygun bir kremle ayak kremlenmelidir.

Yukarıdaki faktörlere dikkat edilmezse, ayakta çeşitli ortopedik bozuklukların yanı sıra mantar, nasır, egzama, tırnak batması, tırnak enfeksiyonları gibi birçok dermatolojik sorunla karşılaşmak mümkündür.

Dermatoloji Uzmanı
Dr. Kerem Baykal
http://www.hurriyetaile.com/sizin-icin/saglik/corapla-yataga-girmeyin_17666.html

30 Mart 2015 Pazartesi

Aşı Takvimi Hesaplama

Aşı Takvimi Hesaplama

ÇOCUKLUK  ÇAĞI  AŞI  TAKVİMİ
Doğumda1. Ayın
Sonu
2. Ayın
Sonu
4. Ayın
Sonu
6. Ayın
Sonu
12.Ayın Sonu18. Ayın Sonu24. Ayın Sonuilköğretim
1. Sınıf
ilköğretim
8. Sınıf
Hepatit  BIIIIII
BCGI
DaBT-İPA-HibIIIIIIR
KPAIIIIIIR
KKKIR
DaBT-İPAR
OPAIII
Td (Adult)R
Hepatit  AIII
SuçiçeğiI
BCG : Bacille Calmette-Guerin Aşısı 
DaBT-İPA-Hib : Difteri, aselüler Boğmaca, Tetanoz, İnaktif Polio, Hemofilus influenza tip b Aşısı (Beşli Karma aşı) 
KKK : Kızamık, Kızamıkçık, Kabakulak Aşısı 
DaBT-İPA: Difteri, aselüler Boğmaca, Tetanoz, İnaktif PolioAşısı (Dörtlü Karma aşı) 
OPA : Oral Polio Aşısı 
KPA :Konjuge Pnömokok Aşısı
Td : Erişkin Tipi Difteri-Tetanoz Aşısı
R : Rapel (Pekiştirme) 
DOĞURGANLIK  ÇAĞI  (15 - 49 Yaş)  GEBE  KADINLARDA  TETANOZ  AŞI  TAKVİMİ
Doz  SayısıUYGULAMA  ZAMANIKORUMA SÜRESİ
Td  1Gebeliğin 4. ayında ilk karşılaşmadaYOK
Td  2Td  1'den  en az  4 hafta sonra1-3 YIL
Td  3Td  2'den  en az  6 ay  sonra5 YIL
Td  4Td  3'den en az 1 yıl sonra veya bir sonraki gebelikte10 YIL
Td  5Td  4'den en az 1 yıl sonra veya bir sonraki gebelikteDOĞURGANLIK ÇAĞI
BOYUNCA







kaynak: http://www.aksaray.ism.saglik.gov.tr/Guncel_Asi_Takvimi.asp